Sona erdiTemenos: İç Deniz
- 17 Nisan-30 Ağustos 2026
- Zeyrek Çinili Hamam( Zeyrek Mah. İtfaiye Cad. No: 44 Fatih, Istanbul)
- Margaret R. Thompson
Sergi hakkında
Küratörlüğünü Anlam de Coster’in üstlendiği “Temenos: İç Deniz”, izleyiciye alt katmanlara doğru bir yolculukla ulaşılan sarnıcı hem kapsayıcı bir sığınak hem de içsel bir manzara olarak deneyimleme fırsatı sunuyor. 16. yüzyıldan kalma hamamın altında yer alan Bizans sarnıcı için özel olarak üretilen ve ilk kez sergilenen tuval ve ipek üzerine resimler ile ses ve koku yerleştirmelerinden oluşan sergi, izleyiciyi içe dönük bir deneyime ve dönüşüm fikrine davet ediyor. Margaret R. Thompson, kökeni Antik Yunan’a uzanan temenos kavramından yola çıkıyor. Temenos, gündelik yaşamdan ayrıştırılmış kutsal bir alanı; insan ile ilahi olan arasındaki geçişi mümkün kılan koruyucu bir sığınağı ifade ediyor. Psikolojik bağlamda ise kavram, kişinin bilinçdışıyla güvenli biçimde karşılaşabileceği bir tür içsel barınağı tanımlıyor. Sergide kelimenin farklı anlamları iç içe geçiyor.Tarihsel olarak hamamın kendisi de bir temenos işlevi üstlenmiştir: gündelik hayatın dışında konumlanan, sosyal hiyerarşilerin geçici olarak askıya alındığı; kolektif arınma ritüelleri aracılığıyla bedenin ve zihnin dönüşüme açıldığı bir eşik mekân olarak çalışıyor. Bizans sarnıcı ise yer altına açılan kapıyı temsil ediyor. Suyu biriktiren ve muhafaza eden sarnıçlar, Bizans kültüründe şehrin hayatta kalması için kritik öneme sahip temel yapı taşları arasında yer alıyor. Thompson, sarnıcı bir “iç deniz” olarak hayal ediyor. Sarnıca doğru yolculuğu ve aşağı iniş kavramını dikkati içe yönelten ve derinliğe doğru ilerleyen bir hareket olarak öneriyor. Thompson’ın işleri algısal alanlar gibi çalışıyor; izleyiciyi yavaşlamaya, duyularını açmaya ve mekânla daha dikkatli bir ilişki kurmaya davet ediyor. Arketipsel formlar ve doğaya ait imgelerden beslenen bu işler, derin zamanı ve yaşamın başlangıcını çağrıştırıyor.Sanatçının sergi için ürettiği eserlerde kompozisyonlar çoğunlukla bir omurga gibi yükselen dikey bir hat etrafında kuruluyor; bu hat kimi zaman bir geçit ya da kanal olarak okunuyor. Tekrar eden spiraller, girdaplar ve çeşmeler; arınma, yeniden doğuş ve sonsuzluğu düşündürüyor. Yüzeyde kimi zaman kanatlı mitolojik varlıklar, kuşlar, bitkiler, deniz kabukları ya da gök cisimleri beliriyor. Bir zamanlar kentin yaşam damarını taşıyan Bizans sarnıcının içinde görüldüğünde bu motifler, iç denizi bir manzara olarak değil; geçirgen sınırlar içinde hayatı olası kılan bir dolaşım ve dönüşüm sistemi olarak çerçeveliyor. Malzeme repertuvarı ise İstanbul’dan temin edilen yağlar, baharatlar, sular ve ipeklerle; farklı coğrafyalardan toplanan doğal pigmentler ve toprağı da içeriyor.










